Kışın Kalbiniz Üşümesin

Vücudumuzda bağışıklık sistemini kontrol eden genler, kış aylarında daha aktif hale geliyor. Bu sayede vücudumuz enfeksiyonlarla daha güçlü mücadele ediyor. Özellikle mevsimler arası sıcaklık farklılıkları fazla olan ülkelerde bu genetik değişimler daha belirgin oluyor. 22 bin gen üzerinde yapılan bir incelemede, kış aylarında genlerin yaklaşık dörtte birinde aktivitenin arttığı görülmüş. İltihap hücreleri beklenenden fazla aktif hale geldiğindeyse bazı hastaların olumsuz etkilendiği tespit edilmiş. Bu hastaların başında kalp rahatsızlığı olanlar geliyor. Uzman doktorlar kış aylarında kalp hastalarının dikkat etmesi gereken noktaları anlatıyor:Kış ayının kalp krizini tetiklediğine dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, kalp krizini azaltma ve korunmanın yollarını şu şekilde ifade ediyor: “Soğuk havada vücudumuzun daha fazla enerjiye ihtiyacı vardır. Nabız ve tansiyon artma eğilimine girer, dolayısıyla kalbin üzerindeki yük artar. Kalp-damar hastalığına yatkın kişilerde bu faktörler kalp üzerindeki stresi arttırarak kalp krizini tetikler. Soğukta vücudumuzun hareketliliği azaldığından vücutta kilo artışı ve kolesterollerde artış gözlenir, hormon düzeylerinde de değişiklikler olur.” Şapka ve eldivensiz çıkmayın “Güne yavaş başlamak gerekir. Tansiyon özellikle sabah saatlerinde daha yüksektir. Güne yavaş ve huzurlu başlanırsa tansiyon ve nabız değerleri kendini gün içindeki koşturmacaya daha rahat adapte edecektir. Soğuk havaya çıkarken vücuttan ısı kaybını azaltmak gerekir. En çok ısı kaybı baş ve ellerden olduğu için bir şapka ve eldiven ile kişi kendini korumalıdır. Kalın tek tabaka kıyafet giymek yerine ince birkaç tabaka kıyafet yine ısı kaybını engellemekte etkilidir.” Sigarayı azaltın, zatürre aşısı olun “Soğuk havada sigara içmek kalp damarlarının büzüşmesini arttıracağı için oldukça tehlikelidir. Alkol tüketimini de bırakmak kalp sağlığı için önemlidir. Kış aylarında kilo almaya daha meyilli olunduğu için beslenmeye dikkat edilmelidir. Özellikle 65 yaş üstünde veya bilinen kalp-damar hastalığı olan kişilerde grip aşısı ve zatürre aşısının yapılması kalp krizi riskini azaltır. Bu kişiler daha hassas olduğundan dolayı, grip kalp üzerindeki yükü arttıracaktır.”Kalp, kadınları ilk sırada vuruyor Kalp krizi tüm dünyada ve ülkemizde ölümlerin ilk sebebi olup kadınların yüzde30’u direk kalp krizinden, yaklaşık yarısı da kalp damar hastalıklarından hayatını kaybediyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Karabulut, 40 yaş üzeri kadınlarda ilk ölüm sebebi olan kalp rahatsızlıklarına karşı şu uyarılarda bulunuyor: 40 yaş üzeri risk altında “Kadınlarda menopoz sonrası risk belirgin olarak artsa da, menopoz öncesi de kalp krizi oranı her sene yükseliyor. Erken menopozda kalp krizi riski 2 kat artarken, sigara, şişmanlık, yüksek tansiyon ve stres kadınlarda erken yaşlarda görülen kalp krizleri için temel sebeplerden. Özellikle doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda sigaranın zararlı etkileri belirgin şekilde artıyor. Üstelik kalp krizi geçiren kadınlarda ölüm oranı erkeklere nazaran yaklaşık yüzde 10-20 oranlarında daha yüksek.” Yorgunluk ve sırt ağrısına dikkat “Soğuk havalar özellikle kadınlarda gizli kalmış kalp hastalığı sinyallerini daha kolay ortaya çıkarabiliyor. Kış aylarında yaza göre kalp krizi oranlarında yüzde 50 artış saptanırken, ocak ayında temmuza oranla 2 kat daha fazla kalp krizi gelişiyor. Özellikle kadınlarda yaz döneminde olmayan ve soğuk havada gözlenen eforla gelişen göğüs ağrısı ve sırt ağrısı, halsizlik, yorgunluk ve bitkinlik hali, bulantı ve baygınlık hissi, nefes darlığı ve çarpıntı kalp hastalığını düşündürmelidir.” Kilo vermek önemli “Yüzde 5-10’luk kilo kaybı dahi kalpte olumlu etki yapmaya yetecektir. Bel çevresi, 88 cm altında tutulmalı- dır. Gecelik 7-8 saat arası düzenli ve kaliteli uyku kalp sağlığını koruyacaktır. Gülmek, stres hormon seviyelerinde azalma yaparak kalbin üzerindeki yükü azaltıyor. Pozitif düşünmek ve kendine güven de kalp sağlığını korumada faydalı. Sosyal programlar, sakin yürüyüşler, yoga ve pilates gibi aktiviteler ile vücudumuz ve kalbimiz stresten arınıyor.”Mideniz için değil kalbiniz için yiyin Sigara içmek, alkol tüketimi, yüksek yağlı beslenme, fiziksel olarak aktif olmamak kalp-damar hastalıklarında risk faktörlerini artıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Müge Güzey, hayatınızda yapacağınız değişikliklerle kalp-damar hastalıklarından korunabileceğinizi ya da hastalığının seyrinin iyileşmesini sağlayabileceğinizi şöyle anlatıyor: Doymuş yağı azaltın “Kalp-damar hastaları veya hastalık riski taşıyanların hedefi; doymuş yağ miktarını azaltmak, çoklu doymamış yağ asitlerinden omega3 ve omega 6 içeren besinlere yer vermek olmalıdır. Tereyağı, kuyruk yağı gibi yağların tüketimini sınırlamak, süt, yoğurt ve peynir gibi besinleri yağsız ya da yarım yağlı olarak tercih etmek, kırmızı etin görünür yağını ayırıp pişirmek ve haftada 2 kereden fazla tüketmemek, sakatatlardan uzak durmak atılabilecek adımlardır.” Balık ve keten tohumu tüketin “Balıktaki EPA; ceviz, keten tohumu ve semizotundaki alfa-linolenikasit kalp dostu olan omega3 yağ asidi çeşitleridir. Yeterli omega3’ü sağlamak için haftada 2-3 kez ızgara ya da buharda pişmiş balık tüketilmeli, günde 2 adet ceviz, 1 tatlı kaşığı keten tohumu salatalara veya yoğurda karıştırılarak yenmelidir. Basit şekeri de azaltmalı, şeker içeren hazır meyve suları, gazoz gibi gazlı içecekleri tüketmemelisiniz. Tam tahıllı ekmek, bulgur, kuru baklagil de tüketilmesi gereken besinlerden olmalıdır.” 15 dakika egzersiz bile faydalı “Bisiklet, yürüyüş, yüzme ve tenis gibi aerobik aktiviteler oksijen kullanım miktarını artırarak kalp ve kan damarlarının sağlığını korur. Egzersiz damar sağlığını koruyan iyi kolesterol (HDL) düzeyini artırır, kan basıncını düşürür, enerji harcayarak vücut ağırlığının kontrol altında olması- nı sağlar, insülin-kan şekeri dengesini sağlar, stresle başa çıkmayı kolaylaştırır. Haftada en az 150 dakika orta şiddette egzersizi hedeflemelisiniz. Başlangıçta 10-15 dakika ile başlayın, dayanıklılığınız artıkça ilerleyen zamanlarda 30 dakika ve üzerine çıkın.”

0 yorum:

Yorum Gönder